Kıbrıs'ta iş yaşamı

Sonradan öğrendiğim kadarı ile; Kıbrıs’ta öncelikle Kıbrıs vatandaşlarının işe alınmaları gerekiyor. Bunun için ilan çıkmak zorundalar. Eğer, kimse ilana baş vurmadıysa ya da aranılan özellikte bir Kıbrıs vatandaşı bulunamadıysa, iş kurumuna başvurup Münhal (yabancı çalışan ithal etme izni) çıkartılıyor ve bir sürede Münhal ilanı çıkıyor firmalar.

Kıbrıs’ta iş yaşamı

Sıcaklardan olsa gerek, Kıbrıs’ta insanlar biraz rehavet sahibi iş yaparlarken. İlk geldiğimde birkaç işe başvuru yapmaya çalıştım!... ilanın altındaki mesaj linkine tıklayarak iletişime geçtiğim firmaların bazıları hiç dönüş yapmadı maalesef. İlk dönen ise 16 gün sonra mail adresini iletip özgeçmişimi istediler sağ olsunlar… 

Sonradan öğrendiğim kadarı ile; Kıbrıs’ta öncelikle Kıbrıs vatandaşlarının işe alınmaları gerekiyor. Bunun için ilan çıkmak zorundalar. Eğer, kimse ilana başvurmadıysa ya da aranılan özellikte bir Kıbrıs vatandaşı bulunamadıysa, iş kurumuna başvurup Münhal (yabancı çalışan ithal etme izni) çıkartılıyor ve bir sürede Münhal ilanı çıkıyor firmalar. 

Bu arada da tabi ki alınacak personel çok önceden belirlenmiş, anlaşılmış, bilgilendirilmiş ve hatta başlamış bile olabiliyor… ;) ve bu izin çıkmadan önce bir günlük Kıbrıs dışına çıkarak ertesi gün pasaportu ile giriş yapıp çalışmaya başlayabiliyor. Giriş yaptıktan sonra muhasebeciler işlemleri başlatarak başvurusunu yapıyorlar. Personel de hastane raporu için kan veriyor ve verem kontrolünü yaptırıyor. Tüm bu işlemler yaklaşık 15 gün sürebiliyor. Ve bulunamayan Kıbrıs’lı yerine, bir yabancının Kıbrıs’ta çalışma hayatı başlıyor…  

Körler, sağırlar birbirini ağırlar gibi bir şey! Kafayı yiyordum, kimse dönmedi diye meğer işler böyle yürüyormuş… Ben de Türkiye’deyken iletişime geçtiğim Keller Williams Kuzey Kıbrıs’ın kurucu ortaklarından Yasin beyle iletişime geçerek, Yasin beyin kurduğu KTEAM de Gayrimenkul Danışmanı olarak çalışmaya başladım. Tabi ki aynı yolları izleyerek. 

Genellikle yürüyerek dolaşırım. İyi de yürürüm ama Kıbrıs’ta toplu taşıma sadece ana arterlerde var. Sırtımda notebookla dolaşmak, hele bir de bu sene hiç durmadan yağan yağmurun altında çok da sevimli olmamaya başladığı için bir arabaya ihtiyaç duymaya başladım. 

Kıbrıs’ın en büyük ve tek ilan sitesi www.kktcarabam.com dan ilanlara bakmaya, yürürken gördüğüm 2-3 galeriyi gezmeye başladım. Büyük bir hayal kırıklığı… Kıbrıs’a gelirken Türkiye’de bir yaşında 6.800 Km de 100.000 TL ye acil satmak zorunda kaldığım Toyota C-HR arabamın yanından bile geçemiyordum aynı fiyata. Hani Kıbrıs’ta arabalar ucuzdu?!… Ucuz olmasına ucuz ama sterlin pahalı maalesef!...

Herkesin tavsiye ettiği Honda Fit (TR de Jazz olarak bilinir kendisi) en yenisi 2015 model Japonya’dan getirilmiş 2. El araçlar bile 9.500 £ – 10.000 £ fiyatları ile yüksek gelmişti bana. Mercedes, BMW gibi markalara bakmaya bile gerek yoktu, 2007 modelleri bile pound olarak yüksek kalıyordu… 

Bir tavsiye ile Japon arabalarının Kıbrıs’ta çok tutulduğunu ve mutlaka bir Japon almam gerektiğini öğrendim. Ama 1.86 boy ve 0,1 ton ağırlığımla da küçük adamların küçük arabalarından daha büyük bir araç arıyorken, Honda bayisini ziyaret ederek sıfır km bir Jazz’ında 18.000 €, yaklaşık 14.500 £ ne satıldığını öğrenip almayı düşünmeye başladım. Akşam her zamanki gibi eve gelip araba ilanlarına bakarken yeni bir ilan çıktı karşıma. 2017 model bir Renault Captur, dizel ve 25.000 Km de. Hemen arayarak randevu aldım ve servisine de gösterip onay aldıktan sonra 83.000 TL ye anlaştık. Hafta başı Muhtara giderek devir işini yapacağız. 

Muhtar demişken; burada Muhtar noter gibi!... Noter (Tastik Memuru Kıbrıs’taki adı da) var ama onlar ev satışı özellikle yabancılara, vekaletname, evrak onayı, sözleşme vb. daha büyük ve resmi işlere bakıyorlar. Muhtar ise bildiğiniz muhtarlık haricinde araç satışlarını, basit sözleşmeleri yapıyor. Bir de yeddi emin… 

Devrin nasıl yapılacağını ve hangi evraklara ihtiyacımız olduğunu sormak için muhtarımıza gittik. Aracın koçanı, kimlikler ya da pasaport ile sigorta belgesine ihtiyacımız olduğunu öğrendik. Muhtar da devri yaptıktan sonra parayı ödeyerek aracı alabileceğimizi ama bir hafta içinde Lefkoşa’daki Araç Kayıt Muayene ve Ruhsatlandırma Şubesi’ne giderek yıllık Seyrü Sefer (yıllık ödenen araç vergisi) vergisini ödeyerek, Koçanı (ruhsat) adıma çevirtmem gerektiğini söyledi. “Ama ben parayı burada verdikten sonra ya araçta bir borç ya da sıkıntı çıkarsa nasıl olacak” diye sorduğumda, gülümseyerek “yok burada pek sıkıntı çıkmaz, olsaydı zaten koçana yazılırdı. Burası ada zaten ne araç, sürücü bir yere kaçamaz ki” dedi muhtarım!... 

Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete ama hayırlısı olsun… 

Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com


Soru sorabilmeniz için Üye olmanız gerekmektedir Üye Girişi yapmak için tıklayınız.

Web Sitelerimiz

Teknik Uzmanlarımız

E-Ticaret Sitelerimiz ve Sayfa Kısa Yolları

Tıp Uzmanlarımız

Ekonomi Uzmanlarımız

Sosyal Medya Sayfaları